Finansal Leasing ve Leasingli Malların Haczi

991
0
Paylaş:

Leasingli Malların Haczi takip hukukunun konusuna girmekle birlikte, özellikle şirket hacizlerinde iş makinelerinin leasinglenmesi suretiyle haczine engel olmak adına bir haciz savma yöntemi haline gelmiştir. Bununla birlikte teknik birtakım hususları barındırması dolayısıyla konunun kapsamlıca ele alınması gerekmektedir.

Finansal Kiralama (Leasing) en temel tanımıyla Kiracı tarafından seçilen bir malın Leasing Şirketi (Kiralayan) tarafından satın alınarak Kiracıya belirli bir dönem kiralanması işlemidir. Bu anlamda 3 taraftan oluşan bir yapı ile Kiralayan Kiracının kullanmak istediği bir malı üçüncü kişilerden satın almakta, sonrasında ise bunu Kiracıya kiralayarak karşılığında bir gelir elde etmekte ve sözleşme süresinin sonunda sözleşmede belirlenmiş bir bedel karşılığında malı Kiracıya devretmektedir.

Finansal kiralama sözleşmeleri her türlü ticari işletmeler, her türlü ortaklıklar, şahıs firmaları, adi ortaklıklar, serbest meslek mensupları tarafından kullanılan bir tür finansman aracı olması sebebiyle geniş bir portföye hitap etmektedir. Finansal leasing sözleşmelerinin genel faydaları sayılacak olursa leasing sözleşmeleri ile;

  • yatırım projelerinde, yatırımın geri dönüş süresine uygun orta vadeli planlar sunulabilmekte,
  • malın bedelinin yanında, nakliyesi, sigortası, ithalat masrafları başta olmak üzere yatırım projelerinin tamamının bu şekilde finanse edilebilmesi sağlanabilmekte,
  • ödeme planı ve vadeleri müşterinin ihtiyaçlarına göre belirlenebilmekte (aylık, yıllık ve mevsimsel olarak müşterinin nakit akışına göre ayarlanabilme gibi),
  • kredi süreci, alternatif finansman yöntemlerine göre daha kısa olduğundan büyük tutarlı işlemler, leasing şirketlerinin limitleri yüksek olduğu için daha kısa sürede sonuçlandırılabilmektedir.

Leasinge Konu Varlıklar Neler Olabilmektedir?

Leasing kanununa göre, amortismana tabi her türlü taşınır ve taşınmaz mallar leasing konusu olabilmektedir. Ancak maddi olmayan duran varlıklar (patent hakkı, fikri ve sınai haklar), yazılımlar, ara mamül, yarı mamül, yedek parça, sarf malzemesi niteliğindeki mallar ve bir taşınmazın mütemmim cüzü veya teferruatı sayılan mallar leasing işlemine konu olamamaktadır.

Leasing aracılığı ile;

  • Fabrika, arsa, tarla, iş yeri, depo gibi ticari amaçlı kullanılacak gayrimenkuller,
  • Traktör, biçerdöver, pamuk toplama makinesi, balyalama makinesi gibi tarım makineleri,
  • İş ve inşaat makineleri,
  • Üretim hatları ve imalat makineleri,
  • Matbaa ve ambalaj makineleri,
  • Tıbbi cihazlar ve hastane donanımları,
  • Tekstil makineleri,
  • Isıtma, soğutma, havalandırma ekipmanları,
  • Ses ve görüntüleme sistemleri gibi amortismana tabi her türlü yatırım malı kiralanabilmektedir.

Leasing Sözleşmelerinin Özel Geçerlilik Şartları

1-Yazılı Olma,

2-Noter Huzurunda Düzenlenme, sözleşme noterlikçe yapılmamış ya da noter sadece imza tasdiki yapmış ise BK m. 20 gereğince sözleşme geçersiz olacaktır.

Not: FKK m. 8, f. 1, c. 1 uyarınca taşınır mallara ilişkin finansal kiralama sözleşmelerinde, sözleşme, kiracının ikametgâhı noterliğindeki özel sicile; taşınmazlara ilişkin sözleşmelerin, taşınmazın bulunduğu tapu sicilinin beyanlar hanesine; gemilere dair sözleşmeler ise gemi siciline şerh edilmesi gerekmektedir. Buradaki şerh ancak sicile tescili zorunlu veya ihtiyaren tescil edilmiş gemiler açısından da söz konusudur. Gemi siciline tescilli olmayan gemiler ise TTK uyarınca menkul hükümlerine tabi olduğundan bunların menkul mallara ilişkin hükümlere göre kiracının ikametgâhındaki özel sicile kaydedilmesi gerekecektir.

Özellikle belirtmek gerekir ki leasing sözleşmeleri tescil edilmese dahi geçerli ve tarafları hukuken bağlayıcı olacaktır.

Leasinge Konu Malların Haczi Mümkün Müdür?

FKK, m8 devamında taşınır mallara ilişkin sözleşmelerin kiracının ikametgâhı noterliğinde özel sicile tescil edileceği, tescil ve şerhten sonra üçüncü kişilerin finansal kiralama sözleşmesine konu mal üzerinde ayni hak iktisabını kiralayana karşı ileri süremeyeceği belirtilmiştir.

Kanun hükmünden kiracının ikametgâhı değil de başka noterlikte düzenlenen leasing sözleşmeleri ve noterde düzenlenmeyen leasing sözleşmeleri ile ilgili olarak üçüncü kişilerin iyi niyetini ortadan kaldıran bir fonksiyonunun söz konusu olmayacağı anlaşılmaktadır. Söz konusu mantıksal çıkarım Yargıtay’ca da açık bir şekilde ifade edilmiş bulunmaktadır:

“… Somut olayda, davalı borçlu şirketler G. A.Ş. ve T. Tekstil A.Ş.’nin ikametgâhının Bağcılar Bakırköy olduğu, oysa 15.08.1994 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesinin Beyoğlu Noterliğinde tanzim edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre mahkemece bu konu üzerinde durularak, kira sözleşmesinin kiracı- nın ikametgâhı noterliğinde tescil edilip edilmediğinin araştırılması, kiracının ikametgâhı noterliğinde tescil edilmeyip, sözleşmenin yapıldığı noterin (Beyoğlu) özel sicilinde tescil edildiği sabit ise, davacının 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu’nun yararına olan hükümlerinden istifade edemeyeceği…” 1

Bu durumda kiracının ikametkahının bulunduğu noterde düzenlenmemiş finansal kiralama sözleşmelerinde iyi niyetli üçüncü şahısların ayni hak iktisapları saklı kalacak, Kiralayan tarafın istihkak iddiaları sonuçsuz kalacaktır.

Sözleşmenin geçerlilik şartı olan noterde düzenleme şeklinde yapılması hususuna aykırılık halinde de yukarıda açıkladığımız üzere kanımızca bu durumda da taraflar arasında adi bir kira akdinin varlığı söz konusu olacağından, sözleşmeye konu malın kiracının alacaklıları tarafından haczi mümkün olmayacak ancak buna karşın kiralayanın alacaklıları tarafından hacze konu olabilecektir.2

Takip konusu alacağın o malın bedelinden doğmuş olması dahi haczi geçerli kılmaz.
Finansal Kiralama Kanunu’nun 15. maddesi hükmüne göre kiracı, finansal kiralama konusu maldaki zilyetliğini bir başkasına devredememektedir.
Finansal Kira Sözleşmesi ile sözleşmeye konu malın mülkiyetinin sözleşmenin sonunda bir bedel karşılığında kiracıya geçeceği taraflarca kabul edilmiş ise bu durumda sözleşmenin sonunda etkili olmak üzere bu iştira hakkının (satın alma) haczi de mümkün olabilecektir.

 

Kaynakça:

1:  Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 13.05.2002 Tarih  1899 E. 2482 K. Sayılı Kararı

2: TBB Dergisi, Sayı 79, 2008 s.317

 

Sanal Hukuk Platformu IT ve Genel Yayın Editörü.

İletişim: musab.gunes@sanalhukuk.net

 

Paylaş:

Cevap bırakın

E-BÜLTENE KAYIT OLMAK İSTEMEZ MİSİNİZ ?

Güncel Gelişmeleri Sunduğumuz Mail Listemize Abone Olun!

Kişisel verilerimin e-posta gönderimi kapsamında işlenmesini onaylıyorum.