İşçilerin Giriş Çıkış Kontrolleri

953
0
Paylaş:

İşçilerin üstlerinin aranması özel yaşama müdahale oluşturur ve bu durum Anayasa Md.20 ‘’özel yaşama saygı’’ ve Md.17 ‘’kişi dokunulmazlığı haklarının özel kişilerce ihlal edilmesi’’ maddelerini ihlalini oluşturmaktadır. Doktrin incelendiğinde ancak iş yerinin güvenliğinin sağlanması ve korunması amacıyla bu aramalar yapıldığında bunun hukuka uygun olacağı kabul edilmektedir. Burada işverenin Medeni Kanun Md.24 uyarınca ‘’üstün bir yararı’’ olması gerektiği savunulmaktadır. Bununla birlikte bu halde dahi işçinin rızasının alınması gerektiğini savunan yazarlar mevcuttur.

Hırsızlık Şüphesi

Hırsızlık şüphesi nedeniyle arama yapılması söz konusu olduğunda;

  • Eğer işyerinde sürekli ve sık tekrarlanan bir hırsızlık durumu varsa burada iki görüş mevcuttur;

-Birinci görüş, burada da işverenin üstün yararı olduğu dolayısıyla rızaya gerek olmadığı çünkü hukuka uygunluk nedeninin var olduğu yönündedir.

-İkinci görüş ise, burada üstün yararın değil ancak makul bir nedenin söz konusu olduğunu dolayısıyla işçinin rızasının mutlaka alınması gerektiğini,  işçinin rıza göstermesinin de sadakat borcunun bir parçası ve dürüstlük kuralının bir gereği olduğu düşüncesidir. Dolayısıyla bu halde işçi aramaya ilişkin rıza göstermezse sadakat yükümlülüğünü ihlal ederek doğruluk ve bağlılığa aykırı davranmış olacak ve işveren iş akdini haklı neden feshedebilecektir.

  • Ancak yukarı da değinildiği gibi önceden gerçekleşen ve süregelen bir hırsızlık durumu yoksa ve yalnızca hırsızlık şüphesi söz konusu ise, bu aramaları hukuka uygun hale getirmek için mutlaka işçinin rızası alınmalıdır. Çünkü burada işverenin makul bir nedeni olduğu iddiası dahi çok güçlü olmayacaktır. İşçinin rızası açık (iş sözleşmesindeki bir hükümle) veya örtülü şekilde alınabilir. Ancak bu halde işçinin arama uygulaması öncesinde, aramanın nedeni, aramaya rıza göstermemesi durumunda bunun sonuçları gibi hususlarda yeterli bir şekilde bilgilendirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla bu rızanın söz konusu hususların belirtildiğini ispatlayabilecek bir şekilde yazılı olarak alınması ispat bakımından önem arz edecektir.

Arama Nasıl Yapılmalıdır

İşveren bu hakkını kullanırken aşağıdaki hususlara uymak zorundadır:

1- Eşit davranma borcuna uygun hareket etme

2- Aramayı haklı gösterecek yeterli bir gerekçenin bulunması

3- Haysiyet kırıcı davranmama

  • Eşit İşlem İlkesine Aykırılık

Yalnızca belirli işçilerin üstlerinin aranması kural olarak mümkün değildir. Bu durum özel hayatın gizliliğine ve işverenin eşit işlem yapma borcuna aykırıdır. Haklı bir neden bulunmaksızın işyerinde bazı işçilerin üstlerinin aranması, bir kısmının ise aranmaması İş Kanunu M. 5 uyarınca işverenin eşit işlem yapma ilkesine aykırılık oluşturacaktır.

Arama işçinin onurunu kırıcı ve fazla zaman alıcı şekilde de yapılmamalıdır. Başka bir anlatımla arama yapılırken işçinin özel yaşamına ve beden bütünlüğüne en az zarar veren yöntem seçilmelidir. Bu konuda özellikle elle yoklama yöntemiyle üst araması üzerinde durulmalıdır.

  • Fiili Olarak Aramanın Yapılması:

Öncelikle işçi arama öncesinde aramanın nedenleri yöntemi ve aramayı reddetmesi halinde ne gibi sonuçlar ile karşılaşılacağı hususunda bilgilendirilmelidir. Aramanın yöntemi bakımından ise;

-Kural olarak aramanın detektör, x ışını cihazlarıyla yapılması veya sadece çanta vb. eşyaların aranması halinde amaçlanan hedefe ulaşılması mümkün ise, elle yoklama yöntemiyle üst araması yapılmamalıdır. Elle arama konusundaki duyarlılık işyerindeki özel güvenlik görevlilerinin yetkilerinde de göze çarpar.

-Özel güvenlik görevlerinin arama yetkisi de aslen koruma ve güvenliğini sağladıkları alanlara girmek isteyenleri duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini detektörle arama, eşyaları x- ışını cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirmekle sınırlıdır.

Elle yoklama yöntemiyle üst araması yapılması görüleceği üzere ancak en son çare olabilir. İşçiden arama sırasında üstündekileri çıkarması istenemez ve arama kendi cinsiyetinden kişiler tarafından yapılmalıdır.

İşçinin arama sırasında arama yapan kişiyle yalnız kalmaması da, işçinin rızası hilafına arama yapıldığı iddialarının önüne geçilmesi ve aramayla bulunan şeyin onun eşyaları arasından çıktığını kanıtlanması bakımından önem arz edecektir. Sonuç olarak hırsızlık durumu detektör veya benzeri bir cihazla ortaya çıkarılabilecek ise el ile üst araması yapılmamalıdır. Bu noktada işçilerden ceplerini boşaltmalarını istemek de önerilen bir yöntemdir. ancak bu mümkün değil ise son çare olarak fiziki arama yapılabilecektir.

Ayrıca arama işçinin onurunu kırıcı ve fazla zaman alıcı şekilde de yapılmamalıdır. Başka bir anlatımla arama yapılırken işçinin özel yaşamına ve beden bütünlüğüne en az zarar veren yöntem seçilmelidir ve İşverenin kapı kontrollerinde ve diğer kontrollerde zor kullanma hakkının olmadığı unutulmamalıdır. İşçinin aramaya muvafakat etmemesi halinde işveren başka müeyyideleri işletecektir

İşçilerin iş yeri giriş çıkışlarında aranmalarının hukuka uygun kabul edilmesi için bu aramanın mutlaka güvenlik görevlilerince yerine getirilmesi gerektiğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak işyerinde özel güvenlik bulunması durumunda işçilere yapılacak aramanın da bu konuda eğitim almış özel güvenlik görevlilerince yapılması yerinde olacaktır.

Yarg. 9. HD, 15.12.2004, 11687/27978 kararında;

İş yerinde hırsızlık yaptığı konusunda olay tarihinde ve daha önceki günlerde hakkında herhangi bir ihbar bulunmayan işçinin şüpheli bir hareketi de tespit edilmemişse, ilk defa vuku bulan özel çantasını aratmama hareketinin haklı fesih nedeni olarak kabul edilemeyeceği işçinin önce uyarılması ve daha hafif bir cezayla tecziye edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Karardan da görüldüğü üzere hırsızlık şüphesinin varlığı halinde işçinin aranması mümkün gözükmekte hatta aramaya izin vermeyen işçiye yaptırım uygulanabileceği belirtilmektedir.

 

 

Sanal Hukuk Platformu IT ve Genel Yayın Editörü.

İletişim: musab.gunes@sanalhukuk.net

Paylaş:

Cevap bırakın